En son

Pazar Keyfi

Müze müdürü!

1929 yılında Maliye Bakanlığı, defterdarlıklara bir yazı göndererek lüzumsuz evrakların satılması talimatını vermişti; bunun üzerine İstanbul Defterdarlığı bünyesinde bir komisyon kuruldu. Çalışmalar esnasında defterdarlığın Sultanahmet'teki mahzenlerde bulunan evrak gündeme geldi ve bu evrakın kıymetli olduğu gerekçesiyle satılacak evrak arasına konulmaması içi bakanlığa yazı yazıldı; ancak ne olduysa oldu

Ahmet Turan Alkan tarafından

Zaman Gazetesi

Mihrinûş'daki sarışın anarşist

Duyulmadık, hiç rastlanılmadık bir şey değil camide çocuk cıvıltısı; hele eski Ramazanların teravih camilerinde bu cıvıltı haddini aşar, cemaatin namaz başında verdiği söz üzere imâma teslim oluşundan cesaret bularak harala-gürele bir toplu boğuşmanın tatsız gürültüsüne dönüşür. "Hasbinallaah; bırakmıyorlar ki Allah'ın huzurunda iki rekât borcumuzu edâ edelim canım;

Ahmet Turan Alkan tarafından

Aksiyon Dergisi

Alınganlık ve peşin hüküm, iletişimi öldürür

Geçen hafta yine öngörülebilir ve aslında önlenmesi gereken iletişim kazalarından birini daha yaşadım; bu hâdise, bütün milletçe nasıl bir zihnî iklim içinde yaşadığımızı göstermesi bakımından ayrıca ilginç ayrıntılar taşıyor. Şöyle oldu: Yılın son günü Zaman’daki köşemde “Size bir Öz Kürtçe devrimi yapalım mı?” başlıklı bir yazı yazdım. Cumhurbaşkanı Abdullah

Ahmet Turan Alkan tarafından

Pazar Keyfi

"Özerk Üniversite"yi gördük; başka bir şarkı lütfen!

"İstanbul Üniversitesi öğrencileri, üniversite kampüsünde mahkemenin polise verdiği sınırsız arama yapma yetkisini protesto etti" haberini okuduğumda gözlerimi oğuşturup, "Acaba bir dizgi hatası mı?" diye inanmakta zorluk çektim. Öğrenciler kararı niçin beğenmemişlerdi acaba? Bir daha okudum. "Mahkeme kararıyla, polisin İstanbul Üniversitesi'nde bir yıl süreyle,

Ahmet Turan Alkan tarafından