En son

Aksiyon Dergisi

Hâşim'in mânevi torunları veya zihnî hayatımızda "Cedd-i Ekber" mesele

Sencer Divitçioğlu, "Düzenin Yabancılaşması" isimli eserinde, Türkiye'de modern siyasî hayatın iki ana damar üzerinde geliştiğini savunan ve 60'lı yılların sonunda hayli yankı uyandıran bir tez ortaya koymuştu. Bu teze göre Yeniçeri-Esnaf-Ulema ittifakının teşkil ettiği "doğucu-İslamcı" halk cephesi, siyasi hayatın modernleşmesi esnasında Jön

Ahmet Turan Alkan tarafından

Zaman Gazetesi

"Ser xéré be!"

O malayâni tâbirle yumurta gelip kapıya dayanınca bizimkiler devlet televizyonunda bazı Kürtçe programlar yapılabileceği yolunda öksürük akorduna başlayıverdiler. Kürtçe televizyon yayını ile bir alıp veremediğim yok; vaktiyle böyle abes bir yasağı yürürlüğe sokanların bile bugünkü rota değişikliğinden mahcub olduklarını sanmıyorum. Kürtçeye yasak koyan kafa ile bugün, devlet televizyonunda bir iki

Ahmet Turan Alkan tarafından

Aksiyon Dergisi

"Gerici"ysek sebebi var!

Tatlı tatlı anlatınca, okuyanlar ve dinleyenler hemen "nostalji" damgasını yapıştırıveriyorlar; bu lâfı sevmiyorum; Nostalji geçmişe sığınmak, geçmişi yüceltmek, özlemek ve idealize etmek mânâsına geliyor. Biz öyle bir zaman diliminde yaşıyoruz ki, vaktiyle bizzat içinde yaşadığımız sosyal iklim, bütün müesseseleri ve kavramlarıyla birlikte yıkılıp ufalanıyor; halbuki yaşadıklarımız her zaman

Ahmet Turan Alkan tarafından

Zaman Gazetesi

Çürüyen bir şey var Danimarka Krallığı'nda

12 Mart döneminde Türk kamuoyu, o güne kadar görmediği türden yeni cürümlerle tanışmak zorunda kalmıştı; "Emekçi Türkiye halkları"nı kurtarmak için terörizmi tercih eden bazı Marksist militanlar, polis tarafından sıkıştırılınca masum insanları rehin tutuyor ve emniyet güçleriyle pazarlık yapmaya çalışıyorlardı. O günlerden hâtırımda kalan bir cümle var: "

Ahmet Turan Alkan tarafından

Aksiyon Dergisi

Bir süpermarketin endam aynasından gördüklerim

Sosyoloji ile uğraşanlar, sosyolojiyi alt kategorilere ayırarak yeni uzmanlık alanları yaratmaya bayılıyorlar; belki de böylece sosyolojinin hemen herşeyi kapladığını düşünerek mutlu oluyorlardır; itirazım yok, belki de gerçekten gereklidir ama bu gayretin neticede özel grupları, toplum yerine ikame edecek derecede abartılması da mümkündür. Geçenlerde tasnif meraklısı sosyologlara hak vermeme yol açan

Ahmet Turan Alkan tarafından