En son

Yeni Hayat Gazetesi

Avrupa Birliği : Âmin!

İngiltere’nin ayrılık kararından sonra Avrupa Birliği iskambil kâğıtlarından yapılmış bir şatoymuş gibi sarsılmaya başladı. Türkiye’deki en güçlü siyasi damarlardan birini teşkil eden ‘AB’yi istemezükçüler’ lobisi sevincini gizlemeye lüzum görmüyor. Batı dünyasında ırkçı ve faşizan eğilimli partiler de, “Olacağı buydu; buyrun biz de çıkalım” havasına girdiler. İskambil kağıdından

Ahmet Turan Alkan tarafından

Yeni Hayat Gazetesi

Cumhuriyet aşirete dönüşürken

Olağanüstü baskı tedbirleriyle hürriyetleri kısıtlayan, sıradışı vergiler koyan, hukuku dejenere ederek keyfî davranan her yönetim, halkına yaptığı şeyi bir şekilde izah etmek zorundadır. -Yapıyorum ama neden yapıyorum bir sor bakalım? Eğer tâ baştan karşı çıkmak yerine, ‘Anlat bakalım’ derseniz büyük ihtimalle partiyi kaybetmişsiniz demektir; çünkü biliyor musunuz, çok yakın, her

Ahmet Turan Alkan tarafından

Yeni Hayat Gazetesi

Milli Takım tarihçilere bırakılmalıdır!

Bağrından birbirini ardınca nice nice janjanlı medya starı çıkaran ilahiyat camiası, bilimi hayata bağlayan otoyollarda ‘öncü sektör’ olmak şerefiyle gururlanmakta haklı; ilahiyat mevzuları derin ve ağırdır, onu biz sıradan faniler için ilahiyatçılar halkın anlayacağı bir şekle getiriyorlar. (YÖK başkanı da oradaydı ve o da ağlıyordu!) Pek içim götürmese de kabul

Ahmet Turan Alkan tarafından

Yeni Hayat Gazetesi

“UMKEK’İN” Gizli toplantı zabıtları

Thames nehri kenarındaki devasa sarayın bir türlü iyi ısıtılamayan salonlarından birindeyiz. Ortada yirmi metre uzunluğunda büyük bir masa, etrafında dik arkalıklı, yüksek ve rahatsız sandalyeler sıralanmış. Resmi derecede şık giyimli yaşlı üyeler şöminenin etrafında ısınmaya çalışmaktalar. Derken yüksek ve ağır kapı gıcırtıyla açılıyor. Üyeler telâşla yerlerine geçiyorlar. Başkan koltuğuna yönelen

Ahmet Turan Alkan tarafından

Yeni Hayat Gazetesi

Kan tahlili sonuçları

Eskiden, yani çocukluk ve gençlik zamanlarımda Türk tarihine meraklıydım; bu ilgi, ‘Türk tarihini lâyıkıyla bilirsen, kader icabı dünyaya Türk genleriyle gelmemiş diğer toplulukları merak etmene lüzum kalmaz’ gibi pek ciddiye aldığım bir varsayıma dayanıyordu. Hâliyle dünyaya Türk nâmıyla gelmiş olmanın sorumluluğu, daha o yaşlarda beni etkilemiş, ağırbaşlı, uzaktan bakınca bir

Ahmet Turan Alkan tarafından