En son

Yeni Hayat Gazetesi

Alo Fetva Hattı mı?.. He gurban, de hele!

‘Öfkeli ve dar geçimli” rumuzlu bir seyircimiz meşazında diyor ki, ‘Hocam, ben bu elektrik kayıp-kaçak bedelinin yine dönüp dolaşıp vatandaşa bindirilmesine çok öfkeliyim. Kanun çıkmış. Duyunca afedersiniz biraz saydırdım, orucum sakatlandı mı?’ Yav kardeşim, önce sâkin ol. Elektrik kayıp-kaçağı nedir? Hükümetimiz trafodan kaçak tel çekip de bedava tavuk çiftliği çalıştırmıyor

Ahmet Turan Alkan tarafından

Yeni Hayat Gazetesi

Tam Ramazâniyelik bunlar…

Hadise gerçek. 60’lı yıllarda İstanbul’da bir öğrenci kuruluşunun tertiplediği “Panteizm” konulu konferans bittikten sonra son dinleyicilerle beraber salondan ayrılan konuşmacı, iki delikanlının kendi aralarında meseleyi şöyle özetlediklerine şahit oluyor: -Tabii canım, Allah dediği nedir mi; neticede sen-ben! Yarım yamalak bilgi ve kanaatin nasıl tehlikeli sonuçlara müncer olabileceğini gösteren

Ahmet Turan Alkan tarafından

Yeni Hayat Gazetesi

Patrona Halil’in hızlı yükseliş ve düşüşü

Biraz Osmanlı tarihi okuyan herkes Patrona Halil adını duymuştur. Halil’in bir ara İstanbul hamamlarında tellâklık ettiği de söylenir. Vaktiyle Osmanlı donanmasının ‘Patrona’ gemisinde levendlik ederken gözükaralığı ile sarayı parmağında oynatan ve birkaç ay süreyle Devlet-i Aliyye’yi keyfince yöneten bu adamın hikâyesinde ibret alınacak çizgiler var. Ama önce küçük

Ahmet Turan Alkan tarafından

Yeni Hayat Gazetesi

Suriye sınırında kimle komşu olmak isteriz?

Meral Hanım’ın da, muhtemelen etrafındaki danışman arkadaşların baskısına dayanamayıp, ‘Madem MGK karar almış, demek ki vardır böyle bir şey; ben de PDY’ye karşıyım, başbakan olunca bütün paralel yapıların canına okuyacağım.’ yollu demecinden sonra sıra şimdi Trump’tadır. Paralel yapının, MGK tavsiyesi ve Bakanlar Kurulu kararıyla evrensel çapta tehlikeli

Ahmet Turan Alkan tarafından

Yeni Hayat Gazetesi

Hoca kızacak ama…

Böyle tâli konuları derd edinip tartışmanın kime ne faydası olur bilmem; zannımca “A, bu da mı oldu?” türünden şaşkınlıkla karşıladığımız nice hadise, işte böyle tâli konulardaki nemelâzımcılıktan doğuyor, dallanıp yeşererek kökleşiyor, genel kabul haline geliyor ve tashihi mümkün olmuyor. İlber Hocamız, İstanbul’un fethiyle ilgili yanlışları düzeltirken -zannımca hayli zamandan

Ahmet Turan Alkan tarafından

Yeni Hayat Gazetesi

27 Mayıs hürriyet ve anayasa bayramı!

27 Mayıs darbesinin hukuki boyutu 56 yıl boyunca pek gündeme gelmedi. İlk darbenin defteri lâyıkınca dürülmediği için sonraki darbeler 27 Mayıs’ın senetli-hüccetli evlâdı sayılır. Darbecilik o kadar sıradan bir Türkiye gerçeği olmuş ki, cuntacı takımından hesap sorulmaya kalkışıldığında halkımızın mühimce bir kısmı, ‘Nedir yav, şerefli ordumuzun subaylarına kim iftira

Ahmet Turan Alkan tarafından

Yeni Hayat Gazetesi

Bu de’vâ ne de’vâsıdır?

Yeni başbakanımız Binali Yıldırım, hükümet programında ‘Dâvâ’yı, mühendis zekâsına yaraşır bir fesahatle özetlemiş: “Hükümet programının merkezinde anayasa reformu ve başkanlık sistemi olacaktır.” İçinizden bazı fesatların, ‘Sıkıysa olmasın; adamı o’ssaat MKYK’da beşlik leblebi gibi harcarlar.’ diye bıyıkaltından gülümsediğini görür gibiyim ve bu türlü sui-niyet okumalarından ötürü o arkadaşları

Ahmet Turan Alkan tarafından

Yeni Hayat Gazetesi

Ekmek-köfte sorunsalı

Batıda bazı toplumlar önemli bir siyasi devrim, daha doğrusu istihâle geçirdiler; ağızları fena yandığından olsa gerek ‘Lider kültü’nü terkedip ‘hukuk devleti’nde karar kıldılar. Gelişmiş demokrasilerde artık hikmetinden sual olunmayan, karizmasıyla kitleleri heyecanlandıran ve nedense daima kutlu, yüce bir dâvâ peşinde yürüdüklerini ileri süren lider tipi revaç bulmuyor. Bizim

Ahmet Turan Alkan tarafından

Yeni Hayat Gazetesi

Demir nasıl tavlanır?

Yeni Hayat gazetemizin ön tanıtım videosunda siz hakikatli okuyucularımı bir miktar yanılttığım için özür dilemenin vakti geldi. Akıllı telefon kamerasıyla kendi kendime çektiğim o basit videoda meâlen, bir süreden beri başlamış bulunduğum marangozluk faaliyetlerine artık ara vermek durumunda olduğumu, artık haftada beş gün yazmak mecburiyetinden bahisle ‘elveda marangozluk’ makamında beyaz

Ahmet Turan Alkan tarafından