Aksiyon Dergisi

Aksiyon Dergisi

Referandum pusulası, Türk siyasetini yeni renklere ayrıştırdı

Önümüzdeki pazar günü halkoyuna sunulacak olan referandum, daha sonuçlanmadan önemli bir sonuç doğurdu ve Türkiye’nin fikrî ve felsefi fay hatlarını yeniden görünür hale getirdi, ana hatlarını kaba çizgilerle yeniden vurguladı. Bu tespitin beklenen (mâkul) ve şaşırtıcı unsurlarını tartışmak istiyorum. Geçmişe göre dünden bugüne büyük bir değişiklik olmadığını tespit edebiliriz;

Ahmet Turan Alkan tarafından

Aksiyon Dergisi

Referandum psikolojisi

Referandumun hangi psikolojik atmosferde geçeceği üç aşağı, beş yukarı belirginleşti. Görünen şudur: Referandum artık teknik anlamda sadece bir referandumdan ibaret değildir, tarafların ölüm-dirim meselesi haline getirdiği politik bir kamplaşma ve hesaplaşmadır! Savaş meydanından biraz uzağa, mümkünse biraz yükseğe çıkıp olup biteni ana hatlarıyla görmek için gözlerimizi kısarak bakalım: Referandum, bir

Ahmet Turan Alkan tarafından

Aksiyon Dergisi

Zorla göç ettirdiğimiz Ermenilerin mallarını nasıl yönettik?

Geçen hafta Koliforniyalı Ermeni asıllı iki avukat, 1915’deki Tehcir hadisesinde mülklerine el konulduğu iddiasıyla TC Devleti, Merkez ve Ziraat Bankası aleyhine dava açtı ve Ermenilerden alındığı öne sürülen toprak, bina, işyeri, banka mevduatı, mülk ve değeri “paha biçilemez” olarak nitelendirilen birtakım tarihî eserler için tazminat talep etti. Bir devlet

Ahmet Turan Alkan tarafından

Aksiyon Dergisi

'En güvenilen kurum' efsanesinde son durum: Başarısızlığa yine ödül verilecek mi?

Bundan birkaç sene önce Türk basınının çok sevdiği, pek itibar ettiği bir “Axiom” (Doğruluğu, tahkik edilmeyecek kadar âşikâr hüküm) vardı: “Türk ordusu, en güvenilir kurumdur.” Gerçekten öyle miydi; bu hüküm, hakikaten güvenilir kamuoyu araştırmalarına mı dayanıyordu, kendilerine soru sorulanlar hakikaten, geride kalan bütün kurumları Meclis’i, siyaseti, basını, akademiyi, Emniyet’

Ahmet Turan Alkan tarafından

Aksiyon Dergisi

Hayat tarzı çatışması ve lânetliler sınıfı

Kanuna uygun olmayan yollarla elde edilmiş ses ve görüntü kayıtları üzerine hüküm bina etmenin, esası sakatlayacak derecede bir usûl hatâsı olduğunun farkındayım; bugüne kadar internete düşmüş ses kayıtlarından yola çıkarak bir şey yazmamaya dikkat ettim. Şimdi, tasvib etmediğim halde bir generalin ses kaydında söylediklerini değerlendirmek istiyorum; hemen ifade etmeliyim ki,

Ahmet Turan Alkan tarafından

Aksiyon Dergisi

Bir kamuoyu araştırmasının düşündürdükleri: "Denizler durulmaz dalgalanmadan…"

Radikal gazetesi, geçen hafta dikkat çekici bir yazı dizisi yayınladı. Bekir Ağırdır’ın hazırladığı “Siyasette ve Toplumda Kutuplaşma” başlıklı araştırmanın ilk gün manşeti, Anayasa paketi hakkında. Ankete katılanlardan yüzde 44’ü paketi, “Sivil diktaya gidiş”, yüzde 55’i ise “Demokratikleşme” diye anlamış ve yorumlamış. İsmet Berkan durumu şöyle değerlendiriyor: “Bazı

Ahmet Turan Alkan tarafından

Aksiyon Dergisi

Usûlü sakatlamak, esasa, yani hakikate düşmanlıktır

Korktuğumuz başımıza geldi; Mavi Marmara gemisinde olup bitenleri iç mesele hâline getirdik, kavga etmeye, birbirimizi suçlamaya başladık. İyimser bakış açısı: Uzaktan bakınca, Türkiye demokratik bir ülkedir; her fikir sahibi sesini duyuracak imkânı buluyor, ne güzel görüntüsü çıkıyor. Küçümsenmemeli; içindeki doğruluk payı ne olursa olsun bir fikrin ifâde imkânı bulması büyük

Ahmet Turan Alkan tarafından

Aksiyon Dergisi

Bir sandık hikâyesi

Annem sandığını nâdiren açardı. Gardırobu, dolabı, fazlaca girdisi-çıktısı, müştemilâtı olmayan kira evlerinde çeyiz günlerinden kalma sandık, beş çocuklu bir aile kalabalığı içinde kadının yegâne mahrem alanıydı ve belki de o yüzden hep kilitli dururdu. Masif cevizden mâmul, benzerlerine şimdi antikacılarda rastladığımız sıradan bir sandık. Gizli kapaklı şeyler çocuk muhayyilesinin ilgisini

Ahmet Turan Alkan tarafından