Aksiyon Dergisi

Aksiyon Dergisi

Kutuz Hoca'nın hatıraları

Tarih detayları ihmâl etmeğe mecburdur; gerçi bu yüzyılın başlarında sosyal tarihçilik adı altında siyâsî tarihin ilgilenmediği hayat alanları da tarihçiliğin konusu haline gelmişti, ne var ki sıradan olanın çok umumi hatlar dışında tarih kayıtçılarının dikkatinden kaçması neticede sıradanlığın tarih dışına düşmesine yol açtı. Özellikle Türkiye'de tarihçiliğin dikkatini ana

Ahmet Turan Alkan tarafından

Aksiyon Dergisi

Mektupların dizime / Kâküllerin gözüme...

Bir zamanların en gözde yakınmalarından biri aydınlarla halk arasındaki kopukluktu; bu yakınma evvelâ "aydınlar" diye bir sosyal sınıfın, kendi kendini idâme ettirebilecek derecede varlığını ve şahsiyetini isbat ettiği varsayımına yaslandığı için şüpheli görünüyor şimdi bana. Aydın, şehir hayatının, şehir kültürüne zemin teşkil edebildiği zamanların ürünü. Bizde bir şehir

Ahmet Turan Alkan tarafından

Aksiyon Dergisi

Türk Milli Eğitimi, intikam rövanşında mı?

Enine boyuna düşünüp tartmadan kabullendiğimiz "müteârife"ler, zaman zaman düşüncenin verimliliğini kısırlaştıran tuzaklara dönüşebiliyor: "Eğitim"in kime, ne zararı vardır? En büyük düşmanımız cehâlet ise cehâletin ilâcı eğitim değil midir? Eğitime verdiğimiz anlamın birden çok cinsiyeti var: insanı edeb ve terbiye sahibi kılmak, genel kültür kazandırmak,

Ahmet Turan Alkan tarafından

Aksiyon Dergisi

Üretim zincirinden dışlanmışlığın burukluğu üzerine

Elmalılı Hamdi Yazır'ı çoğumuz İslâm âlimi, ondan daha azımız müfessir, daha yakından bilenler fakih olarak tanır fakat onun sağ elinin baş ve işaret parmaklarının tırnaklarını biraz uzun tutarak zaman zaman kâğıtları, ince kartonları bu iki tırnak arasında kabartarak güzel yazılar yazdığı, küçük çiçekler yaptığı herhalde pek azımızın mâlumudur.

Ahmet Turan Alkan tarafından

Aksiyon Dergisi

Merhametle ihanet, marazla muhabbet arasında

Coğrafyaya bağlılık, gurbet duygusunu da izah eder; elbette başka kültürlerde de gurbet kavramının yakın ve uzak benzerleri mevcuttur ama gurbeti bizim kadar yakıcı terennümlere konu edinen var mıdır bilmiyorum. Cumhuriyet tarihimiz boyunca Rum ve Ermeni vatandaşlarımıza karşı gösterilen resmî ve gayrıresmî tedirginlik pek az yerde gizlenebilmiştir. Millî Mücadele cephelerinde hasım

Ahmet Turan Alkan tarafından