Aksiyon Dergisi

Aksiyon Dergisi

Siyasetin doğruları, bizim doğrularımız

Şu meşhur 35. Madde’nin âlâ-yı vâlâ ile kaldırılmasından hiç şüphesiz memnunluk duydum. Aslına bakılırsa iki sene önce de yapılabilirdi bu değişiklik. Doğrusu niçin bu kadar beklendiğini ve ertelendiğini anlayabilmiş değilim. Acaba “Yeni bir anayasa veremeyeceğiz, şimdilik 35. Madde ile idare ediniz” demek mi isteniyor diye düşünüyorum şimdi. Siyaset adamlarının

Ahmet Turan Alkan tarafından

Aksiyon Dergisi

Müslümanlar nasıl hükûmet etmeli?

Hükûmeti -behemehâl- destekleyen basın cenahında tek yönde işleyen bir kanaat dayatması göze çarpıyor; buna göre Gezi olaylarıyla başlayan süreç, baştanbaşa yerli ve yabancı fitne ocaklarının önceden hazırlıklı bir operasyonudur, dolayısıyla süreç esnasında görülen bazı olumsuzluklara dikkat çekmek, yapılması gereken en son şeydir. Nitekim Başbakan, olaylar dizisini hükûmet düşürmek için uygulanan

Ahmet Turan Alkan tarafından

Aksiyon Dergisi

Gençlik kolları ne işe yarar?

“Krizi fırsata dönüştürmek” kavramını işler hale getirmenin tam zamanıdır. Sebepleri ve sonuçları üzerine bir türlü anlaşamadığımız bu krizden siyasi hayatımız için bazı dersler çıkarmalıyız. Bu konuda çok net ve anlaşılır bir teklifte bulunmak istiyorum: Siyasi partilerimiz, artık “Gençlik kolları” teşkilatlarının varlık sebebi üzerinde bir kere daha düşünmelidir. Görüntü mâlum; gençlik

Ahmet Turan Alkan tarafından

Aksiyon Dergisi

Verimli bir politik maden: Mağdurluk!

Bazı fikir sahipleri, geleceğin Türkiye’sinde artık başka türlü siyaset yapılacağını, gençlerin önemli bir paradigma değişikliğine sebep olduklarını ve eski siyasi enstrümanların artık değişmesi gerektiğini ileri sürüyorlar. Bu kabil görüşlerin biraz aceleci olduğunu düşünmekle beraber “bir şeylerin değişmesi” fikrine kuvvetle taraftar olduğumu söyleyebilirim. Ama nasıl? Elimizdeki en önemli değişiklik manivelasını

Ahmet Turan Alkan tarafından

Aksiyon Dergisi

Dâvâ değil, şahsiyet meselesi!

Şahsiyetlilik veya ahlâkî tutarlılık hakkında bir şeyler yazmak netâmeli bir şey; sanki yazar, kendisinin çoktan eriştiği bir mevkide kapıldığı yalnızlıktan ötürü bunalarak herkesi yanına davet ediyor gibi bir tını veriyor böyle mevzular. İnsanın kendi erdem anlayışını nirengi haline getirmesi budalalık. Bu noktayı önemli buluyor ve altını çiziyorum, zira düşündüklerimin şahsî

Ahmet Turan Alkan tarafından

Aksiyon Dergisi

Uzaylıların gözünden dünya işleri

Dünyanın siyasi hallerinden bunaldıkça bazen kendimi, başka, bilinmeyen bir gezegenden kalkıp biz dünyalılar arasına karışarak ne olup bittiğini anlamaya çalışan uzaylıların yerine koymaya çalışırım... Dünya, bilinen uzay boşluğunda “Hayat” dediğimiz istisnai süreç için en elverişli gezegendir; harikuladedir. Büyük denizlerle anakaraların birbirine girip ayrıştığı verimli hayat alanlarıyla doludur ve üzerinde yüz

Ahmet Turan Alkan tarafından

Aksiyon Dergisi

‘Risk’ ve ‘fırsat’ ikileminde: Ne yapmalı?

Reyhanlı saldırısı, kapsamından çok daha geniş bir tehlikeli gelişmenin sinyallerini veriyor. Birileri, Türkiye’nin tek başına Suriye topraklarına girerek intikamcı bir askerî operasyon başlatmasını bekliyor (Bu arada eli değmişken Esed rejimini alaşağı etmesi de plânın ikramiye faslını teşkil edecek herhalde!). Türkiye’nin Suriye ile cephe savaşına girmesi ise İran ve

Ahmet Turan Alkan tarafından

Aksiyon Dergisi

Başbakan’ın basiretine dua

Türk basınının unutulmaz simâla-rından gazeteci Hakkı Devrim, mesleğinden ve gazetesinden uzaklaştırılmasından iki yıl sonra T24 sitesinden Hazal Özvarış’a verdiği mülakatta ilginç bir tesbitte bulunuyor; bu, aslında herkesin biraz düşünmekle erişebileceği, ortalık yerde duran ama gündelik hayhuy içinde pek fark edilmeyen bir gerçek. Şöyle diyor mülakatın bir yerinde: -Televizyon mülakatında

Ahmet Turan Alkan tarafından

Aksiyon Dergisi

Başbakan başkanlık sistemine mahkûm değil

Eski YÖK Başkanı Prof. Dr. Erdoğan Teziç, tecrübeli bir anayasa hukukçusu olarak önemli ve mâkul şeyler söylüyor; ülkenin ve siyasi sistemin önünü tıkayan cumhurbaşkanının halkoyuyla seçimi hakkındaki teklifine kulak vermeye değer. Teziç, 2007’deki anayasa değişikliğinin bir hata olduğunu, sistemin âdeta kendini sakatladığını ileri sürüyor. Seçilmek için meydanlara inen bir

Ahmet Turan Alkan tarafından