Köşe Yazıları

Zaman Gazetesi

Balkon konuşması bir senet sayılabilir mi?

Balkon konuşmalarını sahici bir söz, halka verilmiş sağlam bir senet kabul edersek seçim sonuçlarının ortaya koyduğu tablodan endişelenmek için sebep kalmıyor demektir. Başbakan çok net konuştu, güzel şeyler söyledi, -Demokrasiden, adaletten, şefkatten, hukuktan bir adım geriye gidilmeyecektir. 78 milyon vatandaşımızın hukuku mutlak suretle korunacaktır, dedi. ‘Husumet, nefret ve şiddet dili

Ahmet Turan Alkan tarafından

Zaman Gazetesi

Çin malı pembe gözlük

İşporta tezgâhından alışveriş edilmemesi konusunda kulağım epeyce dolgun olmasına rağmen nerede bir işportacı görsem, ‘Acaba mükemmel bir kelepiri kaçırıyor olabilir miyim?' endişesiyle göz atmadan duramam. Bu belki de ruhumun derinliklerinde bir yerde saklı duran sıradan adamlığın, daha açık ifadeyle fırsat düşkünlüğünün tezahürüdür olsa olsa... Yolu kısaltmak maksadıyla girdiğim ara

Ahmet Turan Alkan tarafından

Aksiyon Dergisi

Burnumuza takılan 'korku' halkası

Konya’da bir ‘millî maç’ oynandı. Maç, Ankara katliamının akşamına tesadüf ettiği için -gayet haklı ve doğru gerekçelerle- federasyon maçtan önce stadyumda bir dakikalık saygı duruşu yapılmasına karar verdi. ‘Saygı duruşu’ esnasında tribünler karıştı ve Türkiye’de toplumun ne kadar tehlikeli ve şiddet yüklü bir fay kırığı üzerinde çatırdamaya başladığını

Ahmet Turan Alkan tarafından

Zaman Gazetesi

Milliyetçilik yarışında hayr yoktur

Millet kelimesinin bugünkü anlamıyla Anadolu Türkçesinde yaygın şekilde kullanılmaya başlaması kadim değildir, yenidir. Milliyetçilik kavramı da bize ait değil; XX. yüzyılın ilk çeyreğinde Batı'dan tercüme edildi çünkü daha önce bünyemiz bu kelimeyi kullanmayı gerektiren bir ihtiyaç içinde değildi. Bugün kullanılan mânâsıyla milliyetçilik bizde 1911'deki Balkan mağlubiyetinden

Ahmet Turan Alkan tarafından

Zaman Gazetesi

Bölünmek nasıl bir şeydir; böyle bir şeydir!

“Aman kamplaşmayalım, bunun sonu iyi değil” dedikçe halkımızın bir kısmı, sadece lugâtten bildiği bölünmek, kamplara ayrılmak fiilinin hakikatini göremiyor, o yüzden basit bir örnekle izaha çalışalım. Bir seçmen, bir siyasi partiyi demokratik terbiye ve anayasal çerçeve içinde kalarak nasıl cezalandırabilir; elbette desteğini ve oyunu ondan esirgeyerek. Peki, teorik olarak, yani

Ahmet Turan Alkan tarafından

Zaman Gazetesi

Muhallebi yerken kırılır dişi

Bir yerde okudum da güldüm: Seçmen, oy kullanmak için partileri değerlendirirken seçim bildirgelerini dikkate alıyormuş! Herhalde “Kim ne veriyor?” merakının eseridir. Aylardan beri, “Seçimlerde dış politika hiç gündeme gelmiyor; Türk halkı sadece maaş iyileştirmeleri ve ‘istikrar' vaadi ile meşgul ediliyor” diye tekrarlayıp duruyorum. Dış politikayı seçim gündeminden kaçırmak ne

Ahmet Turan Alkan tarafından