Köşe Yazıları

Zaman Gazetesi

Yenildik ey halkım...

“Alnı secde görmüş o iyi Müslümanlar nerede sahi?” diye soruyor Hürrem Sönmez, diken.com.tr’deki yazısında; ardından zehir gibi satırlar geliyor: “Memleketin çeşitli şehirlerinde savaştan kaçan Suriyeli kadınlar pavyonlarda konsomatrislik yapıyor, erkekler parayla savaş mağduru kadın satın alıyor, küçüçük kız çocuklarını alıp satıyor… Müslümanların bunları yapması imanınızı hiç örselemiyorken,

Ahmet Turan Alkan tarafından

Zaman Gazetesi

Yiğitlik bende kalsın: Ben de hırsızımı affediyorum!

Madem ‘trend’ budur, ‘Kambersiz düğün olmaz’ diyerek ben de ‘aklama-paklama’ alayına katılıyor ve kendi hırsızımı affediyorum! Olay şöyle oldu: Defterime not ettiğim için gayet iyi hatırlıyorum: 2013 yılı 23 Nisan’ı sabaha karşı 4.30 sularıydı. Sanki birinin sert bir cisimle kalorifer borusuna vurmasını andıran bir sesle uyanıp başucu lâmbamı

Ahmet Turan Alkan tarafından

Zaman Gazetesi

‘Çözüm’ü artık niçin desteklemiyorum?

Çözüm, tek başına bir kelime, barış da öyle... Bu kelimelerin içini herkes kendi beklentilerine göre biçimlendiriyor. Aynı kelimeyi karşılıklı tekrarlamak anlam beraberliği sağlamıyor. ‘Kürt Barış’ın önündeki en çetin zihnî engel işte bu. ‘Çözüm’den benim anladığım şey, genel çerçevede Kürt asıllı vatandaşlar üzerinden devletin yürütegeldiği kimliksizleştirme ve sindirme yaklaşımının

Ahmet Turan Alkan tarafından

Zaman Gazetesi

Kafana sıkayım mı ha, sıkayım mı?

Ekmek Teknesi ve Avrupa Yakası’ndan sonra dizi seyretmedim desem yalan olmaz. Bunları söylerken entelektüel bir züppelik taslıyor, sözü “Dizi seyredeceğime vaktimi daha iyi değerlendirir, felsefeyle, şiirle, fikir eserleriyle ilgilenmeyi tercih ederim” demeye getiriyor değilim. Dizi seyredenleri küçümsemiyorum; “Dizilerde aradığımı bulamıyorum” demek daha doğru. “Tek Türkiye” dizisini de bu cümleden

Ahmet Turan Alkan tarafından