Köşe Yazıları

Aksiyon Dergisi

Kutuz Hoca'nın hatıraları

Tarih detayları ihmâl etmeğe mecburdur; gerçi bu yüzyılın başlarında sosyal tarihçilik adı altında siyâsî tarihin ilgilenmediği hayat alanları da tarihçiliğin konusu haline gelmişti, ne var ki sıradan olanın çok umumi hatlar dışında tarih kayıtçılarının dikkatinden kaçması neticede sıradanlığın tarih dışına düşmesine yol açtı. Özellikle Türkiye'de tarihçiliğin dikkatini ana

Ahmet Turan Alkan tarafından

Zaman Gazetesi

Siyasi yasaklı olmayan var mı içinizde?

Hayır; akıl sağlığımızı bozmanıza izin vermeyeceğiz, direneceğiz; aldırış etmeyeceğiz, ciddiye almayacağız; kum havuzuna kurduğunuz sekizinci sınıf tiyatro sahnesindeki ucuz dramalarınızda taraf değil, seyirci bile olmayacağız! Yani olmamalıyız! Biz cambazhane seyircisi, kumpanya müşterisi miyiz? Daha geçen hafta 69. maddeyle yatıp kalkıyordunuz; temyizi kabil bir mahkeme kararından sonra ne oldu ki dikkatleriniz

Ahmet Turan Alkan tarafından

Zaman Gazetesi

Delikanlılar ölmez!

İskender Iğdır... Gerektiğinde sağa-sola bakmadan, fark edilmek endişesiyle öksürük akordu yapmaya tenezzül etmeksizin elini taşın altına sokmaktan çekinmeyen bir delikanlı, bir "adam!" Onu sağlığında değil de, trajik ölümünden sonra fark etmekten ötürü üzgün değilim; aslında gerçek kahramanlar bilinmeyen ve bilinmek istemeyenlerdir. İmaj ve şöhret budalalığının insanları zıvanadan çıkardığı

Ahmet Turan Alkan tarafından

Aksiyon Dergisi

Mektupların dizime / Kâküllerin gözüme...

Bir zamanların en gözde yakınmalarından biri aydınlarla halk arasındaki kopukluktu; bu yakınma evvelâ "aydınlar" diye bir sosyal sınıfın, kendi kendini idâme ettirebilecek derecede varlığını ve şahsiyetini isbat ettiği varsayımına yaslandığı için şüpheli görünüyor şimdi bana. Aydın, şehir hayatının, şehir kültürüne zemin teşkil edebildiği zamanların ürünü. Bizde bir şehir

Ahmet Turan Alkan tarafından

Aksiyon Dergisi

Türk Milli Eğitimi, intikam rövanşında mı?

Enine boyuna düşünüp tartmadan kabullendiğimiz "müteârife"ler, zaman zaman düşüncenin verimliliğini kısırlaştıran tuzaklara dönüşebiliyor: "Eğitim"in kime, ne zararı vardır? En büyük düşmanımız cehâlet ise cehâletin ilâcı eğitim değil midir? Eğitime verdiğimiz anlamın birden çok cinsiyeti var: insanı edeb ve terbiye sahibi kılmak, genel kültür kazandırmak,

Ahmet Turan Alkan tarafından

Zaman Gazetesi

Kendimle hasbıhal

Devlet, kurulduktan sonra halkın içinden gelen temsilciler aracılığıyla ve vekalet usulüyle işleyen bir hükümranlık değil; böyle devasa bir hükümranlık cihazının, böylesine değerli bir kudretinin başıboş bırakılacağı düşünülemez elbette: Onun "daimi" sahipleri var ve devlete temellük edenler, ellerinde tuttukları gücü demokrasinin centilmenlik kaidesi gereğince başkalarına devretmeyi düşünmüyorlar. Bizim demokrasi

Ahmet Turan Alkan tarafından