Köşe Yazıları

Zaman Gazetesi

İran-Türkiye işbirliği: Neler olmazdı ki!

Türkiye’nin bölgedeki İslâm ülkeleriyle birlikte ortak dış politika geliştirmesi, bu ülkelerin baş başa vererek problemlerini çözmeleri, bölgeye yabancı güç sokulmaması hâlisâne, çok güzel temennîler; kezâ bu lige Türk dünyasından devletlerin de iştirakiyle büyük bir siyasî ve kültürel câzibe merkezi teşkiline hangi iman ve insaf sahibi karşı çıkabilir? Pratiğe bakalım;

Ahmet Turan Alkan tarafından

Aksiyon Dergisi

‘Risk’ ve ‘fırsat’ ikileminde: Ne yapmalı?

Reyhanlı saldırısı, kapsamından çok daha geniş bir tehlikeli gelişmenin sinyallerini veriyor. Birileri, Türkiye’nin tek başına Suriye topraklarına girerek intikamcı bir askerî operasyon başlatmasını bekliyor (Bu arada eli değmişken Esed rejimini alaşağı etmesi de plânın ikramiye faslını teşkil edecek herhalde!). Türkiye’nin Suriye ile cephe savaşına girmesi ise İran ve

Ahmet Turan Alkan tarafından

Zaman Gazetesi

Hep ecnebiler yüzünden...

Biz ırkçı bir toplum değiliz ki abi, yoktu eskiden böyle şeyler; aramızdan tek-tük çıkan ırkçı hezeyanlar kışkırtıcı ajanların marifetidir. Milli birlik ve beraberliğimizi çekemeyen dış düşmanların yerli işbirlikçilerinin provokasyonları bunlar... -Doğru söylüyorsun vallahi, geçenlerde devletin önayak olduğu bir toplu konut semtini gördüm uzaktan; düşündüm, düşündüm, dedim ki, bu kötülüğü bizden

Ahmet Turan Alkan tarafından

Zaman Gazetesi

Açma zülüflerin yar yar yellere karşı

Birisi çıkıp -o her kimse-, Avrupa Parlamentosu Sosyalist Grup Başkanı Hannes Swoboda denilen adama ağzını tekkenişîn tavasına çevirmeli! Millî muhalefet teâmüllerimize göre -o kimse- bizzat Başbakan’dır ve başta CHP’liler olmak üzere yurttaşlarımızın başına gelen ve gelmesi muhtemel bütün kaza ve belâlardan, yürütmenin başı olarak birinci derecede sorumludur. Hannes

Ahmet Turan Alkan tarafından

Aksiyon Dergisi

Başbakan’ın basiretine dua

Türk basınının unutulmaz simâla-rından gazeteci Hakkı Devrim, mesleğinden ve gazetesinden uzaklaştırılmasından iki yıl sonra T24 sitesinden Hazal Özvarış’a verdiği mülakatta ilginç bir tesbitte bulunuyor; bu, aslında herkesin biraz düşünmekle erişebileceği, ortalık yerde duran ama gündelik hayhuy içinde pek fark edilmeyen bir gerçek. Şöyle diyor mülakatın bir yerinde: -Televizyon mülakatında

Ahmet Turan Alkan tarafından